28 kasım tarihli Star Gazetesi’nde Mustafa AKYOL’ un “Allah’a niçin inanılır?” adlı makalesini okurken; bazı kitaplarımın başına aldığım “18 yaşından küçüklerin okuması dini inançların pekişmediği için sakıncalı olabilir” notu geldi. Makalede Orhan Pamuk’un İlk romanı Cevdet Bey ve oğulları’nda Nusret adlı karakter ömrünün son günlerinde oğlu Ziya’yı kardeşlerine emanet ederken çocuğu dindar akrabaların eline bırakmamasını tembih ederek:”oğlum da onlar gibi Allah’a inanır, olmadık yalanları doğru sanır, herkes gibi uyuşuk biri olur, dünyayı anlayamaz.” yazıyormuş. Ayrıca ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez’inde 18 Kasım’da Radikal’de yayınlanan yazısı “İnanç ve Evrim”’de de “İnanç, bilimsel bir kökeni olmayan, kanıtlamayan konularda ortaya çıkan bir çeşit taraf olma eğilimi; örneğin tanrı inancı bu tür bir şey’ …‘hiç kimse tanrıyı görmediği ve duymadığı için, onu duyduğunu söyleyen peygamberlerin söyledikleri kanalıyla inanç oluşuyor” yazdığını yazıyor. Bildiğiniz gibi Pamuk’ da Eğilmez’ de dallarında önemli tabir-i caiz ise “kafa adamlar”. Yukarıdalar. Birisi önemli bir yazar, diğeri önemli bir ekonomist, ama din konusunu anlayamamışlar. Bir çok insanın bir şeye inanmaya ihtiyacı vardır. Bir çok yerine tüm insanların demeyişimin sebebi adı geçen ünlü ve aydın insanlar gibilerinde olmasıdır. Az da olsa inanmayan insanların yaşadığı bir ülkede, hatta dünyada yaşıyoruz. İnananların kimi, inandıkları dinlerin tüm vecibelerini yerine getirir; kimi de sadece “Elhamdülillah müslümanım” der. Ama inanır. İnançları da sadece kendilerini ilgilendirir. İnsanların başarılarına göre inançların doğru veya yanlış, var veya yok olduğuna karar verilmez. Hiçbir şeye inanmamış ama, çok başarılı insanlar olduğu gibi; herhangi bir şeye inanmış başarısız olmuş insanlar vardır. İnanır gibi yapıp her türlü melanet içinde olmuş başarılı veya başarısız olmuş insanlar vardır. Hortumcu, vergi kaçıran,hırsız, gaspçı, komşusu açken tok yatan vb. bir müslüman veya başka semavi dinlerin mensuplarından birini gördüğünüzde, okuduğunuzda bu din veya dinleri kötüleme hakkına sahip değilsiniz. Çünkü hiçbir din toplumun hoşuna gitmeyen şeyi emretmez,önermez. Kişilere bakıpta dinleri değerlendirmemek gerekir.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |