|
Yeni emekli olmuş insanların ne yaptığını nasıl vakit geçirdiğini gördünüz mü? Eminim görmüşsünüzdür. Ailenizde , akrabalarınızın arasında , çevrenizde mutlaka emekli olmuş birileri vardır. Ben şimdiye kadar bir çok emekliyle tanıştım, ahbap oldum. Bakın onlar hakkındaki izlenimlerim neler; Büyük bir kısmı birkaç ay hiçbir iş yapmazlar. Hep dillerinde “yeterince çalıştım, artık emekliliğin tadını çıkarmalıyım” lafı vardır. Ama gel gör ki yıllarca çalışmaya alışmış vücutlar dinlenmekten kısa süre de sıkılır. Saat 07:00 dediğinde bizim emekli çoktan ayaktadır. Çünkü artık yaş ilerlemiştir ve bünye uyku istemez. Evde boş boş dolanarak geçmek bilmeyen saatler başlamıştır bizim emekli için. Bir iki ay sonra “artık sıkıldım “sözü dökülmeye başlar dudaklardan. Hemen bir uğraşı aranmaya başlanır. Yılların acısını çıkarmak istercesine, kendini dinlemeye başlar insan. İşte o zaman uğraşınız hazırdır; hastaneler! Anjiyografi, Tomografi , tahliller sıraya dizilir. “Oh be ne güzelmiş emeklilik” denir. Yıllarca rahat rahat doktora mı gidebilmiştir? Sevk yaptırmak, izin almak, çocukları düşünmek bir de üstüne maddi sıkıntılar hep caydırmıştır onu. Oysa şimdi bol bol vakti vardır. Bir süre bu uğraşı yeter ona. Zaman ilerledikçe ve evde kalmanın sıkıntısıyla , kilo almaya başlar bizim emekli, işte o vakit yeni bir uğraşı devreye girer. Diyet ve yürüyüşler! Emekliler arasında pek konuşulur yapılan diyetler ve göbeği eritme maceraları. Çoğu zaten yaşın getirdiği hastalıklarla uğraşırken kaybedecektir aldığı fazla kiloları ama olsun, yine de insana uğraşı lazım ya yürüyüş programlarından vazgeçilmez. Bir de televizyon tiryakiliği var tabi. Erkekler için bunun en kötü yanı gündüz programlarını hiç kaçırmayan eşlerle yaşanan tartışmalardır. Hanımlar kumanda hakimiyetini kaptırmak istemezler eşlerine. Haklıdırlar beklide . Sonuçta kazanan onlar olur zaten. Ve bir bakmışsınız bizim çiçeği burnunda emeklimiz kahvehaneden çıkmaz olmuş. Belki yıllarca vakti olsa neler yapacağını düşünen insanlar, artık zamanın geçişine selam durup bekler olmuşlar. Bu noktadan sonra insan fıtratında ki farklar ortaya çıkmaya başlıyor. Bazıları kahvehaneler de zaman öldürürken , bazıları da çalışma hayatına geri dönüyor. Yıllardır hep yaptığı gibi saatli programlı yaşamayı seçiyor. Zamanın geçişini izlemeye katlanamayan insanlar böyle yapıyorlar. Sevgili dostlar bende artık bir emekliyim. Uzun bir çalışma hayatından sonra bir çok insan gibi dinlenmeye karar verdim ve emekli oldum. Her emeklinin geçirdiği evreleri bende geçiriyorum. Evde kaldığım kısa süre çoktan sıkılmama yetti bile. Hiç istemediğim ve direndiğim halde bende kahvehaneye takılmaya başladım. Zaman öldürmek, dostları görmek, oyun oynamak yapacak bir işi olmayan insanları çekiyor. Benim gibi emekli olmuş bir çok arkadaşımı orada bulabiliyorum. Çok değerli olduklarına inandığım bu insanlarla oturup oyun oynamak , muhabbet etmek , oyunda yenilenleri kızdırmak( yenilene ekmeklik yada çay ağacı diye hitap edilir)hoş vakit geçirmemizi sağlıyor. Anlayacağınız kahvehane bahane, sohbetler şahane…… Çoğu gün görmüş, kültürlü insanın güzel vakit geçirmek adına kendine verdiği zararı da dile getirmek isterim. Sigara dumanı altında geçen saatlerin içmeyenleri bile içenler kadar riske attığını bugün bilmeyen yok. Yeni yılın başlamasıyla gündeme gelen kapalı mekanlarda sigara içme yasağının bu nedenle önemli olduğunu düşünüyorum. Sigara içen dostlarım bana kızacaklar sanırım ama söylemeden edemeyeceğim. Ben bu yasağı destekliyorum. Çünkü dostlarımla sohbet edebilmenin bedelini ciğerlerimi kirleterek ödemek istemiyorum. Emekliliğin tadını uzun bir süre çıkarmak istiyorum. Ve hoşgeldin emeklilik diyorum.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
Aramıza hoşgeldin, vermiş olduğun karar hayırlı uğurlu olsun. Sigara konusunda da fikirlerinize katılmamak olası değil. Hep mutlu ol.