|
Bu yazımda küçük bir hikayeyi paylaşmak istedim. Ben çok anlamlı buldum umarım sizlerde beğenirsiniz. Bir çiftçinin eşeği hendeğe düşmüştü, çiftçi onu oradan kurtarabilmek için ne yapması gerektiğini düşünürken, hayvancağız sürekli acı çekiyor ve inliyordu. Sonunda çiftçi kararını verdi: “Bu eşek çok acı çekiyor ve üstelikte çok yaşlı.”dedi. “Onu kurtarmak için saatlerce ter dökmeye değmez nasıl olsa ölecek. Ben şimdi üstüne küçük, küçük toprak atarım,hem eşeğimi gömmüş olurum hem de tehlike oluşturan bu hendeği kapamış olurum” Sonunda komşularından yardım istedi. Tüm mahalle halkı, eşeğin can çekişmekte olduğu hendeğe kürek, kürek toprak atmaya başladı. Eşek, yürek parçalarcasına bağırmaya başladı; fakat bir süre sonra sesi duyulmaz oldu. Çiftçi, hendeğin kenarına gitti, aşağı baktı ve gördükleri karşısında bir anda dona kaldı. Eşek kürek dolusu her toprak atışından sonra silkiniyor, sırtındaki toprağı aşağı fırlatıyor ve sonra da intikam alırcasına bir hırsla yerdeki toprağı ayaklarıyla eziyordu. Hendek dolarken eşeğin yukarı doğru çıkmakta olduğunu gören köylüler, önce şaşırdılar, fakat kısa bir süre sonra bu şaşkınlıkları derin bir utanca dönüştü. Eşeğin, çukurluğu önemli ölçüde kapatılan hendeğin ağzına değin geldiğini ve şimdi de o kocaman gözleriyle baktığının ayırtına vardılar. Eşek tüm gücünü toplayarak bir atılım yaptı ve hızla sıçrayarak hendekten çıkmayı başardı. Sevgili dostlar bu hikayeden çıkarılabilecek güzel dersler var sanırım; *Yaşamımızda pek uzağımızda olmayan kişiler bile üzerimize çamur atabilir. Biz omuz silkinmesiyle bu çamurları üzerimizden atabilir ve onları ayaklarımız altında ezebiliriz. Bu davranışımız bizi dehada yükseltecektir. *Karşılaştığımız her sorun, yukarı çıkabilmemiz için önümüze gelmiş bir basamaktır. En umutsuz anlarımızdan, en derin hendeklerden bile ancak, teslim olmayarak, onlara karşı direnerek kurtulabiliriz.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |