Dil toplumların geçmişini geleceğine bağlayan bir köprüdür. Onu en bakımlı durumda tutmalıyız. İskeleti kalmak şartıyla gerekli kalıpları, kelimeleri kullanmalıyız. Eskiyenlerin yerine uygun kelimeleri kulanabiliriz.Günümüzde gazetelerde, kitaplarda, internet sitelerinde, radyo forum yazışmalarında dilimizin kurallarına uygun olamayan, katlanılamayacak kadar büyük hata ve aymazlıklar yapılmaktadır. Bir kaç örnek sıralayabiliriz: Wooow (hayret etme ifadesi), zuhaha, puhaha, muhaha, (gülme ifadesi ), güsel (güzel) gibi. Televizyon ve radyolarda türkçenin kurallarına uygun olmayan konuşmalar yapılmaktadır. Türkçede olmayan cümleler, kalıplar, kelimeler kullanılmaktadır. Woow (şaşkınlık ifadesi), inanmıyorum ( kötü bir çeviri olarak I don’t believe.cümlesinin türkçesi) gibi. Bizim halkımız kendi dilini sevmiyor, ayrıca konuşamıyor; yabancı dil konuşanlara hayranlık duyuyorlar. 8. Cumhurbaşkanı Özal’da halkın bu zaafını bilirdi, kullanırdı da. Konuşurken değişim, dönüşüm kelimesi yerine trasformasyon ( ingilizce transformation) derdi. Gününümüzün en çok kullanılan iletişim ve etkileşim aracı internettir ve denetlenememektedir. Net ortamında da insanlar aklına geleni yazabiliyor. Benim milletimde her okuduğunu, dinlediğini doğru zannediyor. Bu bilgileri hayatına uyguluyor. Üvertürden öte geçememiş, ama meşhur, türeme televizyon programcılarını yılın en güvenilen insanı, kadını falan filan seçiyor. Onun dili ile konuşuyor, heceleri onun gibi vurguluyor. Bir yerde okumuştum. “En çok-boş konuşan milletiz.” diye. Artık yazıyoruz da. Dil canlı bir yapıdır. Herkes konuşacaktır, üzerinde çalışılacaktır, geliştirilecektir, oynanacaktır. Kol yerine kol, bacak yerine bacak takmak üzere; bacak yerine eşek bacağı takmamak üzere.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
DİLİ TARİF EDEN MAKALENİZ DİLİMİZİ KATLETMİŞ KOMUTANIM. YANİ TAS TAMAM YERE ÇAKILMIŞ . KARA KUTU ARANIYOR...