Zaman değiştikçe insan hayatında neler neler değişiyor! Eski günlerdeki seyahatleri hatırlıyorum da , seyahat etmek çile çekmekle aynı anlamı taşıyordu sanki ! Tek şeritli , asfalt olmayan, kasisli yollarda, havalandırması kaloriferi olmayan, eski model otobüslerle saatlerce süren , bitmek bilmeyen yolculuklar….Bir de otobüsün içinde sigara içen insanlar…yolcuların içinde hasta, yaşlı veya çocukların olması hiç fark etmezdi. Sigaradan rahatsız olanların tiryakileri ikaz etmeleri sonucunda çıkan münakaşalara sık sık tanık olurduk. Günümüzde otobüsle yolculuk yapmak zevk veriyor insana. Çok şeylerin değiştiğini, eski yolculuklarımızla bu günü mukayese ettiğimiz zaman fark ediyoruz , çok şükür nereden nereye geldiğimizi görebiliyoruz. Gidişi ayrı, gelişi ayrı asfalt yollar,son model klimalı otobüsler,cay-kahve içerek yapılan yolculuklar.Sık,sık “Bir ihtiyacınız varmı?” diye soran hostlar- hostesler. Bundan iyisi can sağlığı demek geliyor insanin içinden. Her şeyin bu kadar mükemmel olduğu bir seyahatimde Mengen’den İstanbul’a gidiyordum. Yine teknoloji nimeti olan vido da vardı otobüsümüzde. Bir müddet gittikten sonra hostes, videoyu açarak koymuş olduğu bir filimi yolculara seyrettirmek istedi..Bu da sunulan bir hizmet, ne güzel diye düşündüm. Canımız sıkılmadan yolculuğumuzu sürdürebilecektik. Biraz sonra hayal kırıklığına uğradım. Tamamen argo kelimelerin kullanıldığı bir Türk filmini seyretmemiz isteniyordu. Konuşmalar ağza alınmayacak şekilde küfürlü ve çok edepsizdi, rahatsız oldum hostese kapatmasını söyledim. Hostes yolcuların izlediğini söyledi. Sinirlenmiştim “ Sor bakalım bu otobüste kaç kişi bu filmi izliyor” dedim. Hostes gitti kaptanla konuştu ve kapattılar. Bir müddet daha gittik tekrar açtılar. Otobüste çocuklar, bayanlar vardı. Biraz da erotik bir Türk filimi idi. Yolcuların rahatsız olduğunu anlamamak mümkün değildi, hatta bazıları gözlerini kapatarak seyretmemek için uyuyor gibi yapıyorlardı. Bu tam anlamıyla rezaletti. Yine benzer bir durumu sık sık yolculuk yapan çocuklarımdan dinledim. Onların filmi ise aşırı şiddet içeren bir filmmiş. Yani üçüncü sınıf bir korku filmi! Silah, ölüm, kan dolu sahneleri büyük küçük herkese izletmişler. Sinir harbi içinde yerinizden kalkamadan izlemeye mahkum olduğunuz filimler gerçekten insanın psikolojisini olumsuz etkiliyor. Sevgili dostlar. Bu seyahat acentesi ünlü bir firma. Acaba personeline eğitim vererek insanlara nasıl davranacaklarının yanı sıra hangi filmleri gösterebilecekleri bu işin uzmanları tarafından öğretilmiyor mu? Gençliğin şiddet eğilimli olduğu, Türkçeyi güzel kullanmadığı, ahlak yozlaşması yaşadığı neredeyse her aydın insan tarafından söylenirken büyük bir turizm şirketi nasıl olurda bu kadar pervasız, sorumsuz davranabilir? İzlenecek o kadar güzel film varken niçin böyleleri? Kaptanın , host yada hosteslerin kişisel zevkleri ise biz bunları izlemeye mecbur muyuz? Her şeyin güzel olduğu bir yolculuğu berbat etmeye ne hakları var. Sonuçta o yolculuğun bedeli önceden ödenmiş. O hizmet satın alınmış.Yazıklar olsun demekten kendimi alamıyorum… Önce Firma yetkililerinin sonra Ulaştırma Bakanlığının bu konuda standartlar oluşturması gerektiğine inanıyorum. Aziz ŞEN
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
O otobüste herkes sizinle ayağa kalkmış olmalı idi. Görevliler halka uygun filmler koymalı idi. Nafile, heyhat.
Az kaldık, azınlıkta kaldık.