Her konuda olduğu gibi, kıskançlık konusunda da ifrata kaçmak insana zarar verir. Kıskançlık: Yaratanın kişiye verdiği hediyelerini beğenmeyip, başkalarının daha iyi ve güzel şeylere sahip olduğunu sanmaktır. İsyana götürür ve şeytan devreye girer, Şeytanla dost olanın vicdanı kalmaz. Vicdanı olmayanın da cenneti olmaz. Kıskançlık virüs gibi girdiği bütün sistemleri çökertir.Aslında BEN-BANA-BENİM.’ den ibarettir insanoğlu. İman edenler, hayatı boyunca bunlardan kurtulmaya çalışırlar. Biz demeyi öğrenmemiz gerekir. Yaratan bile BİZ diyor. BEN demiyor Hayat bumerang gibidir. Biz hayata, insanlara, evrene ne veriyorsak bize geri döneceğini bilerek yaşamalıyız. Büyük bir puzzle’ in birer parçaları gibiyiz. Hepimizin özel birer yeri var. Bir parça diğerinin yerine de oturmaz. Bunu böyle düşünecek olursak. Kıskançlığında gereksiz olduğunu anlayabiliriz.Yaşarken yaptığımız en büyük hata başkalarını suçlamaktır. Hatalardan geri dönüşte yoktur. Mutlaka bedelini öderiz. Aslında birbirimizle cezalandırılıyor, birbirimizle ödüllendiriliyoruz. Sahiplenme duygusu bizi hırs ve hataya düşürüyor. Hiçbir şeyin bizim olmadığını, emanet olduğunu bilmekSükûnete erdiriyor. Her olaya alınacak ibret gözüyle bakabilirsek ve görebilirsek, üzüntü duymaz, Yaratana hayranlığımız artar. Çünkü. Her şey. Yerli yerinde. ahenk içinde akıp gitmekte.Yaratılmış ne varsa kötü yönlerini değil de iyi yönlerini görmeye çalışmalıyız. Bilmeliyiz ki hiçbir yaratılan lüzumsuz değil.Haklıya. Hakkını vermezsek. Nasıl haklıyım diyebiliriz ki?Farklı yaratılışları göremiyor, kabul edemiyorsak, buna kibir, gurur ve kıskançlığımızın mani olduğunu bilmemiz lazım.Benliğimize yenilip dost elini düşman sanıp kesmemeliyiz. O elin bize gönderilmiş bir hediye olmadığını nereden bilebiliriz ki!Az sonra başımıza geleceklerden habersiziz. Öyleyse kibir, gurur ve kıskançlık niye?Benlik zulüm için yeter. Nasibine. Rıza göstermeyen. Zillete hazır olsun.Her insan kendinde olmayanı kıskanır. Bütün mesele kıskanç oluşunu bilmemekten doğar. İnsan farkında olmadığı hatasını nasıl düzeltebilir ki? Kıskançlığın fazlası bize cehennemi yaşatır. Kıskanılan tedbir alıp yol alır.Kıskançlık. Ateş.-Sevgi. ateşi söndüren sudur. Kendimizle barışık değilsek, başkalarında kusur ararız.Mahlûkattan farkımız, düşünebilen muhteşem beynimiz, gülebilmemiz, ağlayabilmemiz, duygularımız, bunları yerli yerince kullanabilmemizdir.Kıskançlık gerçekleri görmeyi engeller, kendini değersiz sananlar, kıskanç olurlar. Negatif duygularla kendilerine cehennemi yaşatırlar. Hâlbuki her yaratılmış çok değerlidir.Kötülük, kötü düşünce ok gibidir, aynı hızla kişiye geri döner. Doğruyu bilip de yapmazsan, doğrunun sana bir faydası olmaz.Öyle olsaydı kitap taşıyan merkep âlim olurdu. Kıskançlık şeytanın tuzağıdır. Doymayan nefis iblise teslim olur.Yalanı, kıskançlığı, dedikoduyu bırak. İşte şimdi bütün yollar cennet bahçesi. Doğru. Seni sevindirmiyorsa.Bir çiçeğin. Açılışı. Heyecan vermiyorsa.Güneşin doğuşu umut getirmiyorsaBoş geçen bir gün seni üzülmüyorsaGerçekleri göremediğine ağlatmıyorsaYaşamını yeniden sorgulaman gerekir. Kimse kusursuz değil, kusurlarımızı düzeltmekte birbirimize yol gösterelim. Hepimizin doğruları yaşayabilmesi dileği ile Sevgi ve saygılar. Eminnur. 24.6.2008
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
Saleple ilgili bilgileriniz için de teşekkürler.