DUYURULAR:

serhat3.gif

Üye Alanı

Online Üyeler

Üye Bağlı Değil

Google Arama

Google

Kimler Online

logo_asciokulu.jpg

Site İstatistik

Baslangiç tarihi: 07-07-2007
Bugün110
Dün1049
Bu Hafta7037
Bu Ay13028
Toplam310467
Tarihçe PDF Yazdır E-posta
  

 

ILÇENIN TARIHÇESI
            Mengen ve çevresinin tarihi, çok eskilere dayanmakta ve Bolu tarihi ile esit oldugu sanilmaktadir. Bu bölgeyi MÖ 74 yilinda Bitinya krali IV. Nikomedes Romalilara devretmistir. Romalilar' dan sonra da bölgeye Bizanslilar sahip çikmislardir Özellikler Gökçesu Vadisi boyunca ve çevresinde Bitinya, Roma vb Bizanslilara ait pek çok kalintiya rastlanmaktadir
             Içinde yasadigimiz Mengen bölgesini bize kazandiran, Selçuklular. Candarogullari ve Osmanlilara'dir. Mengen isminin nereden geldigi ve bu ismi ne zaman aldigi hususunda bir kesinlik yoktur Ancak bazi kaynaklarda yörenin yerlesim yen isimlerinin degisikligi gösterilirken, dengen isminin Candarogullari ve Osmanlilar'dan kaldigim görmekteyiz Mengen ve çevresinin 1395 yilinda Gerede ile birlikte Osmanli topraklarina katildigi anlasiliyor.

 

                                                   Güney Köyünden Bizans kalintisi (MÖ 73)                     

   

     Kaynaklarda 1453'te Istanbul'un fethedilmesi hadisesinin Bolu bölgesinde sevinçle kar-ulandigi zikredilirken, 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Amasra Hakiminin cezalandirilmasi amaciyla çiktigi seferin güzergahi sayilirken de, Üsküdar, Izmit, Ükyazi. Bolu ve Hizir Bey ile Mengen yolunu takip ettigi belirtilmekte ve sik ormanlarin ilerleyise engel teskil ettigi zikredilmektedir Yavuz Sultan Selim devrinde ve 1519'da Bolunun tesekkül ettigi sancaklar say ilirken, Mengen'in ismi de geçmektedir Öte yandan 1609-1657 yillarinda yasayan ünlü Osmanli yazarlarindan Katip Çelebi, Bolu'ya ait büyük ölçüde kiymete haiz bilgiler vermektedir, adli cografya eserinde Bolu'nun yerlesme merkezlerini de anlatir ve Mengen ile da yer verir. 1611-1682 yillarinda yasayan dünyaca unlu seyyah ve Türk bilgini Evliya Çelebi de "Seyahatname" isimli eserinde Bolu'ya dair enteresan bilgilere yer vermek­tedir. Evliya Çelebi'nin Mengen haricinde bütün Bolu sancagini gezdigini ve gördügü yerleri uzun uzun tasvir ettigini görmekteyiz. Hatta seyahatnamesinin bir bölümünde der ki: "... Bolu'nun Gökçesu, Sazak, Gerede, Dörtdivan ve Yigilca gibi nahiyeleri vardir." biz bu ifadeden Gökçesu'nun 17. yüzyilda direk Bolu'ya bagli bir nahiye merkezi oldugunu anlamaktayiz. 19. yüzyilin ilk yansinda ve II. Mahmud'un tahta çikmasindan sonra kisa bir dönem devlet otori­tesi saglanamadi. Dolayisiyla bu dönemde Bolu'da Âyanlar'in hükmüne girdi. Bu kisa dönem içinde yerlesim yerlerindeki agalarin, yasadiklari yerlere damgalarini vurduklari görülüyor. Ni­tekim Gökçesu'da da o dönem için Küçük Haliloglu'ndan bahsedilmektedir. Diger yandan 194O yilinda muhassilliklarin alinmasi hususunda,gümrükçü Osmanpasazade Ethem Bey'in Gerede, Dörtdivan, Çaga, Ulak ve MENGEN muhassilligini aldigi zikredilmektedir. Bu arada önemli bir hususu da belirtmek gerekir. Kaynaklara da geçen Mengen, bugünkü ilçe merke­zi olmayip Pazarköy beldesi ve bugünkü Mengen'i de içine alacak sekilde o çevrenin adidir.

 

                                                     Karacalar Köyündeki bir Bizans kalintisi

 Bolu; Osman Gazi zamaninin sonuna dogru, 1320 lerde Osman Gazi'nin komutanlarin­dan Konuralp tarafindan zapdedilmistir. Orhan Gazi döneminde Geyve, Göynük ve Mudurnu üzerinden Bolu'ya gelen Ibni Batuta bu havalinin Türkmenlerle dolu oldugunu kaydetmekte­dir.
   On besinci yüzyil basinda ve Yildirim Bayezit zamaninda Anadolu'nun bütün kuzeybati kis­mi Osmanli idaresine girmistir. Ankara Savasi ve Timur istilasindan sonra Bolu havalisi Isfendiyarogullari'nin tecavüzüne ugramis ise de II. Murat zamanindan tekrar Osmanli idare­sine geçmistir, ilçenin Güneyhisar ve Topyazi, denilen mevkilerindeki yeralti magaralari, Na­zirlar Köyü yakinlarindaki tarihi kalintilar, bu yöre tarihinin çok eski devirlere uzandigini gös­termektedir.
    Ilk Türk asiretinin önce Mengen'in güneydogusundaki Egriova yaylalarina geldigi, fakat burasinin yüksek rakimli olmasi nedeniyle barinmalarina elverisli bulunmadigi, kendilerine da­ha müsait olan Mengen deresi içlerine yayildiklari tahmin edilmektedir, iki koldan hareket eden kabilelerden bir kismi, simdi Kösekadilar adini tasiyan mahallenin içine ve civarina yer­lesmislerdir. Diger ikinci kol ise, buradan 3 km mesafedeki Alibeyler ve o zamanki adlan ile Odabasilar, Mukayyid, Kabasalih, Demircihorasan, Yilkan, Karaca, Hasanbaslar ve Küçükhasan adlari altinda bugünkü bucak merkezi civarina yerlesmislerdir.
  Kabilenin ikiye ayrilmasindan sonra aralarinda problem eksik olmamis ve uzun süre mü­cadele içinde kalmislardir. Neticede eskiden yörede bulunan Rum, Ermeni ve Kipti kabilele­rine karsi ayaklanarak bunlar üzerinde kendi idarelerini hakim kilmislardir.
    Mengen ilçe olmadan önce Rumbeyli ve Besler olmak üzere iki mahallesiyle bugünkü Pazarköy beldesine, Pazarköy de Gerede'ye bagli bulunmaktaydi. Rumbeyli mahallesi daha son­ra Türkbeyli'ye dönüstürülmüstür. Halk arasinda "Besler Mahallesi"yle birlikte "Türkbesli"de denilmektedir.

 

 

                                                            Güney Köyü' ndeki tarihi kalinti tas

Ilçemizi idari tarihçe itibariyle ele aldigimizda, dört bölümde incelemek daha dogru olur.
                1. Ilk Devir
                2. Voyvodalik Devri
                3. Nahiye Devri
                4. Kaza Devri
                1. ILK DEVIR: M.Ö. 74 yilinda Bitinya'dan önce Roma'ya daha sonrada Bizans'a geçen bu bölge, 1395'te Osmanlilar'a geçer ve Gerede'ye baglanir. Mengen, 1812 yilina kadar Ge­rede'nin geçirdigi yönetim devrelerine ortak olur. idari tarihçeye göre bir kaç bey tarafindan idare olundugu belirtilmektedir. Bu beyler: Konak Köyü'nde Kolçakpasaoglu Miri Ali, Pazarköy'de Albasoglu ve Susuz Köyü'nde Feyzullah Aga'dir.
                 1829 tarihine kadar Mengen 9 divandan tesekkül etmekteydi:
                 1. Kavurgalar Divani : (Besler-Rumbeyli-Konak-Haciahmetler)
                 2. Rüknettin Divani : (Rüknettin-Demirciler-Dereköy-Teberikler-Kavacik-Sazlar;
                 3. Çibik Divani : [Çubuk-Kiyaslar-Akveren)
                 4. Bürnük Divani : (Bürnük-Çirdak-Karaishak)
                 5. Pazarköy Divani : (Seyhler-Pazarköy-Düzagaç-Akinek]
                 6. Nazirlar Divani : (Nazirlar-Düzköy)
                 7. Yörükler Divani : (Kuzgöl- Sazlar- Yörükler)
                 8. Ilyaslar Divani : (Ilyaslar- Karaseyhler-Sarikadilar-Çayköy)
                 9. Seyre Divani : (Seyre-Alibeyler-Karandi-Arak-Karacalar)
                  2. VOYVODALIK DEVRI: (1861-1869) On dokuzuncu yüzyil baslarinda bütün Anadolu'da oldugu gibi, Bolu ve çevresinde de halkin huzuru kalmamistir. Bu nedenle devletçe yeniden bir teskilatlanmaya gidilmistir. Bu baglamda Mengen de yeniden kurulan Bolu-Viransehir bir­lesik mutasarrifligina baglandi. Mengen ile beraber mutasarrifliga bagli 19 voyvodalik vardi. Bunlarin yönetimi, halk tarafindan seçilen Ayanlar tarafindan yapilirdi. Bolu mutasarrifligi 1864'te Kastamonu vilayetine baglandi. Bu arada Bolu'nun da baglilari Mengen ile birlikte Otuz bire ulasmistir.
                  3. NAHIYE DEVRI : (1870-1948) Bolu'ya bagli olan kazalar 1870 yilinda bese inmistir. Bunlardan biri de Gerede'dir. Mengen'in statüsü ise Gerede'ye bagli bucak konumundadir. 1878 devlet salnamesine göre Gerede, Kastamonu vilayetine bagli Bolu sancaginin bir ka­zasidir. Gerede'ye bagli nahiye olarak da sadece Mengen görülmektedir. 1915'te Gerede'ye bagli bir bucak olan Mengen, 35 köyden meydana gelmekteydi. 22 okulu ve 12 odali bir medresesi vardi. Köylerle birlikte toplam 2O camii ve 3 mescidi bulunmaktaydi.
                  4. KAZA DEVRI : (1948-?) Mengen, 1 Ocak 1948 yilinda ve 5071 sayili kanunla Gökçe-su bucagini da sinirlari içine alarak bir ilçe haline getirilmistir.
                  Merkeze bagli 21 köy ve 84 mahalle, Gökçesu'ya bagli 16 köy ve 80 mahalle, Pazarköy beldesine bagli da 18 köy ve 63 mahalle bulunmaktadir.
                  Gökçesu ve Pazarköy olmak üzere 2 beldesi bulunan Mengen'in toplam 55 de köyü mev­cuttur.

 

                                                                    Pazarköyde tarihi bir ev

 

COGRAFI DURUM
             1. Jeolojik Yapisi
             Mengen havzasinin bulundugu sahanin Kuzeybati Anadolu'da son asinma sahasini taki­ben, Neojen (3. zamanin sonu) sonlarindan itibaren epirojenik hareketlerle bazi kisimlar yük­selirken diger bazi kisimlar çukurlasmistir. Çukurlasmalar ve bunlara bagli olarak meydana gelen havzalar kirik sistemlerinin neticesidir. Mengen havzasinda kuzeyde Karabük, güney­de Eskipazar tektonik hatlari, Neojen asinim sathini, deformasyona ugratmistir.
            Pazarköy mevkiinden geçen muhtemel bir fay (korok) hatti, Eosen kalkerlerini Neojen'in üstüne tasimistir. Ayrica bir fay hatti da daha üst seviyelerdeki volkanik tabaka Silür-Devon seviyesi arasindadir.
            Kuzey Anadolu Fay Hatti adi verilen Izmit Körfezinden baslayarak Van Gölü'nün kuzeyine kadar ulasan ve ülkemizde meydana gelen birçok depremin görüldügü hat üzerinde bulunan Mengen, ikinci derecede tehlikeli deprem bölgesi üzerindedir. 1944 yilinda meydana gelen ve Bolu-Gerede Depremi olarak bilinen depremde 253 kisi ölmüs, 361 ev tamamen yikilmis, 402 ev oturulamayacak kadar agir hasar görmüstür.
             2- Jeomorfolojik Özellikler  
             Ilçenin güney ve kuzeyinde volkanik kayaçlardan granit, granodiorit ve siyenistler genis yer kaplarlar. Asit ve bazit intrüsifler (Magmanin taslarin çatlaklarina, tabakalarin aralarina sokulmasi olayi.) bütün ilçe sinirlan içinde yaygindir. 
             Ilçe arazisinin yüksek bölümleri genelde kalker, kil, marn, kumtasi gibi kayaçlardan mey­dana gelmistir. Alçak bölümleri sel birikintileri ve alüvyon birikintilerinden mütesekkildir, ilçe çevresinde taskinlara maruz kalabilecek yerler vardir.
             Kuzeydogu, güneybati istikametinde uzanan Mengen havzasi yaklasik 30 kilometre uzun­lugundadir. Bu havzanin kuzey, güney dogrultusundaki en genis yeri 8 kilometre kadardir. Havzanin tabaninda Mengen Çayi (Kocaçay) akmaktadir. Mengen Çayina ilçe merkezinde Kaynarca Deresi ve Konak Suyu birlesir. Yeniçaga Gölü'nün ayagi olarak gelen Uzunyazidere, Çapak Deresi ile birlestikten sonra Mengen Çayi'na ulasir.
             Mengen ilçesinin doguda Pazarköy, batida Gökçesu (Salipazari) köyleri ile 55 köyü var­dir, ilçenin yüzölçümü 883 km2 dir. Ilçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekligi 630 m , Pazarköy 740 m , Gökçesu 500 m . dir. Ilçe sinirlarindaki en yüksek nokta Arkot Daglari'nin en yüksek noktasi ile 1893 m . ile Çal Tepesidir. En düsük noktasi Köprübasi Köyü 270 m . dir.
             3. Madenler
             a) Mengen Linyit Havzasi
             Ülkenin yas itibariyle en yasli linyit kömürü havzalari arasindadir. Olusumu eosene tekabül etmektedir. Bu nedenle kalorisinin yüksek oldugu söylenmektedir. 
             Bolu ili Mengen ilçesinin 25 km batisindan baslayan bu kömürlü saha 1- 2,5 km genisliginde, 50- 60 km uzunlugundadir. Dogu hududunda bir fay ve sariaj toplulugu bulunmaktadir.
             Mengen Linyit kömürü havzasindaki stratigrafik durum söyle özetlenebilir. 
              a) Paleozoik: Metamorfik formasyonlardan mütesekkil olup sahanin kuzey ve dogusunda görülür.
              b) Kretase : Beyazimsi gri renkli masif ve sert kalkerlerle temsil edilir. Kismen kristalize olan bu kalkerler 150- 200 m kalinliga sahiptirler.
              c) Eosen : Ipresien ve Lütesien yasli kalker, marn, killi marn ve killerin karisimindan meydana gelmistir. Kalkerli çökellerin depolanmasindan hemen sonra linyit olusumu baslamis, yesilimsi, gri yesil kil ve killi marnlarin teskil ettigi seride bu olusum devam etmistir. Lütesiene (orta eosen) dahil edilen kömürlü formasyonun kalinligi 70 m civarindadir. Alpin orojenizi etkisinde kalmis olan sahada, kömür bes damar halinde görülür. Alt damarin kalinligi 0,15-0.90m dir. Ara üç damarin kalinligi 0.60- 2.00 m dir. Üst damarin kalinligi ise 0.40- 1,00 m dir. Bazi jeologlar ise bir tek damarin bulundugu bunun tektonik tesirlerle bes damar halinde görüldügü görüsünü benimsemektedirler.
              MENGEN LINYIT HAVZASININ REZERVI
              Mengen havzasinda M.T.A. tarafindan yapilan sondajlarla toplam 50.000.000 ton kömür rezervi tespit edilmistir. Havzada yilda 200.000 ton kömür üretimi yapilmaktadir. Havzada 40 yildir kömür çikarilmaktadir.
Bu hesapla havzada yaklasik 8.000.000 ton kömür istihsali yapilmistir. Bu günkü teknoloji ile üretim devam edecek olursa havzada 200-300 yil daha kömür üretimi yapilabilir. 
               - Mengen kömürlerinin orijinal kömürdeki analiz sonuçlari: 
               Kaba nem                     : %1-2
               Bünye nemi                   : %4-6
               Toplam rutubet              : %5-8
               Kül                                : %12-16
               Kükürt                           : %6-9
               Kalori (Alt isi Degeri)     : %12-16
               - Havzanin istihdam gücü : Havzada yaklasik 1000 kisi istihdam edilmektedir. Ülke ekonomisinin ve çevre durumunun kömür üzerindeki etkisine göre bu sayi azalir veya çogalabilir.
                b) Bitümlü Sist: Isitilmasi ile önemli ölçüde organik yag elde edilen, basinç sonucu yapraklasmis yapili kayaçlara verilen addir. Bitümlü sistlerin 500°- 600°C dereceye kadar isitilarak elde edilen ham petrole benzeyen madde kerojen, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt bilesiklerinden olusan kömür ile petrol arasinda yer alan karisik aromatik yapili bir hidrokarbondur.
                Bitümlü sistlerin günümüzde ekonomik bir kullanim alani olmamakla beraber yüksek tek­noloji ülkelerinde petrolün azalmasindan sonra petrol yerine alternatif enerji olarak düsünü­lerek deneme asamasinda damitma yoluyla petrol üretme çalismalari yapilmaktadir. Sist petrolü adi verilen bu madde ham petrole esdegerdir. Rafinaj sonunda petrol ürünleri elde edilebilmektedir. 
                Bitümlü sistlerden ayrica toz halinde boya sanayiinde, ham olarak yalniz veya linyitle ka­ristirilarak termik santrallerde yakit olarak kullanilabilmektedir.
                Mengen bitümlü sist sahasi ülkemizde sist petrolü (sentetik, petrol) eldesi için çalisilan ilk saha olmasi nedeniyle önemlidir. Savas yillarinda Alman bilim adamlari üzerinde önemle durmuslardir, ilk arastirma 1936 yilinda Havre GERENTAN, daha sona 1937'de M. BLU-MENTAL, 1946'da Z. AJDUKREWlCZ, 1983 te l. ERDEM ve L. AKALIN son olarak da M.T.A'dan jeoloji 1988'de Yüksek Mühendis Ilker SENGÜLER arastirma yapmislardir.
                Sengüler' e göre;
                Ilk örneklerini Merkesler yöresinde Dervisköyü kuzeyinde veren ve kuzeydoguya dogru Mengen Çayi'nin aktigi vadinin kuzey yamaçlari boyunca 50 km kadar uzan an saha Teberikler Köyü'ne kadar devam eder. Bitümlü sist tabakalari birkaç mm ile 4 m . ye varan taba­kalar halinde 75 m . lik bir zon içinde bulunur. Kalinligin en genis oldugu yer Asagihaciahmetler Köyü'dür. 
                Sahanin rezervi 50 milyon tondur, analiz sonuçlari;
                Ortalama kül      : %80
                Ortalama nem    : %1.1
                Ortalama bitüm  : %8.8
                Kalori                : 1000-2842 kcal/kg
                Rezerv sahasi yakinina yapilabilecek bir termik santralle ekonomik degeri çikabilecektir.
                4- Önemli Yükseltiler
                Mengen Havzasi "kayik tabaga" benzetilebilen bir çanak seklindedir. Kuzeydogu-güneybati dogrultusunda uzanan bu çanagin çevresindeki yükseltiler kuzeydogudan baslayarak kuze­ye dogru söyledir; Keçikiran Tepe 1654 m , Magara Tepe 1362 m , Kamisligöl 1211 m , Çu­buk Sapagi 1081 m , Subasi 1063 m , Gökdiren 1171 m , Dorukhan 1050 m . Batida Gök-dag 1058 m , Sirakayalar Tepesi 1444 m , Büyük Tepe 1441 m , Sapak Tepe 1278 m , Dönegen Kaya Tepe 1525 m . Güneyde, Yüklük Tepe 1242 m , Sivri Tepe 1357 m , Çal Tepesi 1893 m , Eyligazi Tepe 1467 m . Güneydoguda, Melise Tepe 1268 m , Sirikli Tepe 1755 m , Gülkayasi Tepe, 1872 m , Bakacak Tepe 1602 m , Kizilgöl Tepe 1634 m . Dogu, Sogucak Te­pe 1768 m , Kocasivri Tepe 1762 m , Çakmakli Tepe 1748 m , Çalgan Tepe 1512 m , Kaz­man Tepe 1483 m , Karaburun Tepe 1538 m .
I LÇENIN KONUMU VE ULASIM
               1. Ilçenin Konumu
                Mengen ilçesi, Karadeniz Bölgesi' nin bati bölümünde, Karadeniz' e 65 km kus uçusu mesafede, güneyini Bolu Daglari silsilesine dahil Arkot daginin çevreledigi kuzeydogu, güneybati istikametinde uzanan, tabaninda Mengen Çayi (Kocaçay) nin aktigi genisçe bir vadiyi andiran küçük bir ovada yer alir. Ilçe yüzölçümü 883 km 2 dir.
               Mengen ilçesi mülki idare sinirlari 40 o 51' 12' ' - 41 o 00' 00' ' kuzey enlemleri ile 31 o 45' 25' ' -32 o 22' 25' ' dogu boylamlari arasinda yer alir. Mengen ilçe merkezi 40 o 58' 30' ' kuzey enlemi ile 32 o 07' 15' ' dogu boylaminin kesistigi yerdedir.
               Kuzeyinde Zonguldak ilinin Devrek ilçesi, batida Merkez Bolu ili, güneyde Yeniçaga, güneydoguda Gerede, doguda Karabük ilinin Yenice ilçesi ile komsudur.
               2. Ulasim
               Ilçe merkezi Ankara-Zonguldak Devlet Karayolu' nun 172. kilometresinde kurulmustur. Ilçenin bu yoldan E5 karayoluna olan uzakligi 20 km dir. Ayni yoldan Bolu 62 km dir. Islerligi daha az olan ve Ankara-Zonguldak yolunu kesen Çaydurt-Eskipazar yolu olarak adlandirilan yolun genisletme çalismalari devam etmektedir. Ilçe merkezi bu yoldan, Pazarköy' e 10 km , Gökçesu' ya 10 km , Eskipazar' a 45 km ve Bolu' ya 56 km dir.
               Ilçenin diger merkezlere olan uzakliklari da söyledir:
               Yeniçaga      :     20 km              Bartin      :      110 km
               Gerede         :     30 km              Istanbul   :      310 km
               Devrek         :     40 km              Bursa      :      335 km
               Yedigöller     :     56 km              Izmir       :      657 km
               Çaycuma      :     67 km              Adana     :      661 km
               Gölcük         :     78 km              Antalya    :      717 km
               Zonguldak    :     90 km              Trabzon   :      780 km
               Abant           :     94 km              Mugla      :      870 km
               Ulasimi oldukça kolay olan ilçemizden günün her saatinde Zonguldak ve Bartin' dan kalkan otobüslerle ülkemizin büyük merkezlerine otobüs bulmak mümkündür. Ayrica Bolu- Mengen arasinda tarifeli minibüs seferleri ile belde belediyelerinin tarifeli belediye otobüsü seferleri yapilmaktadir.
TURIZM

             Turizm, insanlarin sürekli yasadigi yerleri çesitli amaçlarla (gezmek, görmek, dilenmek, eglenmek, spor, din, merak v.b) terkederek seyahat ettikleri yörelerdeki turizm isletmelerinin üretmis oldugu mal ve hizmetleri talep ederek geçici konaklamalarindan dogan olaylar ve iliskiler bütünüdür.
             Turizmin tanimina göre; turist, kollektif turizm ve günübirlikçileri de tanimlarsak;
             Turist; devamli devamli yasadigi yerin disinda herhangi bir yeri 24 saatten az olmayan bir süre içinde çalismamak kosuluyla ziyaret eden kisidir. 24 saatten az kalan ziyaretçiye ise günübirlikçi denir.
             Mengen' e insanlarin gelmesini saglayan etkinliklerin basinda her yilin Agustos ayinin ilk hafta sonu düzenlenen Mengen Asçilar Festivali gelir. Ayrica Babahizir Köyü' nde bulunan Babahizir Türbesi ve ilçenin mevcut dogal güzellikleri de insanlara ilçemizi çekici hale getirmektedir.
             Mengen' e gelen misafirler ilçenin cografi konumunun Ankara- Bolu- Zonguldak gibi büyük merkezlere yakin olmasindan dolayi ve yeterli konaklama isletmelerinin bulunmasi sebebiyle günübirlik olarak gerçeklestirmektedir.
             Ayrica, Mengen civarinda tarihsel ve kültürel çevrenin yeterince tanitiminin yapilmamasinsan dolayi az sayida ve sadece belirli dönemlerde misafir gelmesine nden olmaktadir.
             Bunlardan bazilari; Baraklar Köyü' nde Miri Ali' nin babasi Kolçak Pasa' ya ait oldugu bilinen ve 200 yillik bir hamam, Güneyhisar' da, Avsar' da ev kayasi (Gelin Kayasi), Karakaya' da Balkaya ve Oyukkaya, Teberikler Köyü' nde Sanik Degirmen Magarasi bulunmaktadir. Gözecik Köyü' nde Bizanzlilar' a ait sütun taslari ve bazi köylerde vakif camileri bulunmaktadir.
Yeterli tanitim yapildiginda, yukaridaki sebeplerden dolayi daha çok ziyaretçi Mengen' e gelecektir.
             Mengen civarindaki ormanlarda kara avciligi yapilabilecek mahallelerin bulunmasi ve bu mahallerde bir düzenleme yapildiginda av turizmi de gelisebilecektir. Ayrica belirli mahalleri camping alani olarak belirlenerek çadir ve karavan için elverisli hale getirilebilir.
             Mengen' de Turizmin gelismesine en büyük katkiyi konaklama ve yeme-içme tesislerinin kurulmasi saglayacaktir. Zira insanlar gittikleri yerlerde temiz ve kaliteli konaklama tesisleri ve damak zevkine hitap edecek yeme-içme tesisleri ararlar.
             Mengen' de Turizmin canlanmasi, basta ülke ekonomisine katki saglayarak ve insanlar arasindaki dostluk ve kardeslik baglarini kuvvetlendirecektir. Ayrica ilçenin sosyal, kültürel ve ekonomik yönden gelismesini saglayacaktir.
ATA MESLEGI ASÇILIK
             TÜRK MUTFAGININ HAZINESI DÜNYA MUTFAKLARINA TÜRK AGIZ TADINI VE ASÇILIK SANATINI KABUL ETTIREN SANATKARLARIN OCAGI
  Insanlarin yasaminda ihtiyaçlarinin en basinda beslanma gelmektedir. Insan hayatinin devami için beslenme sarttir. Bu sebeple her milletin kültüründe beslanme aliskanliklarinin mutlaka etkisi vardir.
             Bu bakimdan milletlerin beslenme konusunda gelistirdikleri kültüre mutfak adi verilmistir. Mutfak ayni zamanda bütün yiyecek ve içeceklerin hazirlandigi yerdir.
             Gida maddelerini hazirlayip pisiren, tat ve lezzetini kontrol edip sunana da asçi denir. Asçilik terimi anlami olarak yemek yapma yetenegi ile yemek pisirme isini yapmadir. Asçilik bir meslek oldugu kadar bir sanattir.
             En eski mesleklerden olan asçilik bilgi, yetenek yaninda deneyimi de gerektirir. Bu nedenle çirak, kalfa ve usta düzeninin en geçerli oldugu islerden biridir.
             Osmanlilar'da saray ve konak mutfaklari birer asçilik okulu niteligindedir. Genellikle Bolu, bilhassa Mengen yöresinden saraya getirilen çocuklar saray mutfaginin degisik bölümlerinde kidemli asçi yardimcilarinin yaninda basit islerle bir bakima ögrenim adi verilebilecek çalisma ile meslege baslamislardir. Sarayda matbah (mutfak) emiri, konaklarda asçibasi denilen bas ustanin gözetiminde ocakbasi, perhizci (kushaneci de denir), pilavci, börekçi, tatlici adi verilen her biri kendi alaninda uzmanlasmis asçilar bulunurdu. Bunlarin kalfalari, kalfalarin çiraklari, çiraklarin da yamaklari olurdu. Yamaklar, ücretsiz olarak bir ya da iki yil çalisir, yetenegini kanitlarsa ustanin izniyle çirak olurdu. Çiraklar, üç yada dört yil çalisip, bilgi ve deneyimini arttirip, ustanin izniyle kalfa çikarlardi. Kalfalik, istedigi ustanin yaninda çalismak üzere ustasindan izin almaya hak kazanmakti. Ustasinin izni olmadan yer degistiren ya da isini terk eden meslekten atilir, baska esnafin yaninda ise giremezdi. Kalfa, becerisini genel sinav niteligindeki teferrüc (pestemal kusanma) töreninde kanitlamak zorundaydi. Ustalarin olusturdugu jüri yaptiklarini begenmez, bilgisini yeterli bulmazsa pestemal kusanamaz yani usta olamazdi. Ustalik, ulasilmasi zor bir asamaydi. Saray ve vezir konaklarinin kapanmasi ile yalnizca belli konularda uzmanlasmis bu asçilar tüm yemekleri yapmaya basladilar. Ufak ücretlerle dügün ve teferrüc törenlerinde çalistiklari gibi konak ve evlere de girdiler. Bundan sonra çirakliga gidenler asçiligi bunlardan ögrendiginden çogu yemekler özelligini yitirdi.
             Geleneksel Türk yemekleri bir süre daha asçibasinin yanina yardimci olarak verilen arabacilar eliyle yasatildi. Kalfa adiyla çagirilan bu kadinlarin yanina verilen acemi halayiklara da yardimci denirdi. Sonraki dönemlerde asçilik tamamen kisisel yetenek ve bilgiye kaldi. XIX. yüzyildan baslayarak yabanci asçilar da getirilerek çalistirilmaya baslandi. Bu asçilar yanlarindaki yardimcilarini da kendi yöntemlerine göre egittiler, iletisimin de artmasi ile bati mutfagina iliskin özellikler Türk mutfagina da girmaye basladi. Geleneksel Türk yemekleri gederek özelliklerini yitirmeye, yerlerini yabanci kökenli yemeklere birakmaya basladi.
             Mengen' in en büyük özelligi yüzyillarda bu güne babadab ogula geçercesine devam eden gelenekle çok ünlü asçilar yetistirmesidir. Her haneden muhakkak bir asçi çikaran Mengen' in bu ünü tarihsel bir olayla baslar. Fatih Sultan Mehmet Istanbul' u fethettikten sonra saray ashanesini Mengenli Yakup Aga adli bir pasaya kurdurur. Buranin sorumlulugu da ona verilir. Mengen' li Yakup Aga' nin ise baslamasindan kisa bir süre sonra yegeni is bulmak umuduyla yanina gelir. Yakup Aga yegenini saray ashanesinin bulasikhanesinde çalismaya gönderir. Çok zeki ve çalismayi seven bu usta gün gelir saray ashanesinin asçibasisi olur. Mengen' de ki yakinlari ve arkadaslarini da yanina çagirarak onlari asçi olarak yetistirir. Böylece saray ashanesi ve mutfagi da adeta bir asçilik okuluna dönüsür.
             Buradan yetisen ve ünlenen Mengenli asçilar pasa ve beylerin asçilari olurlar. Mengenli asçilar zamanla büyük kentlerde ve bütün Osmanli kentlerinde asçiligi ele alarak üne kavusurlar.
             Asçilik meslegi oldugu kadar o günden bu güne kadar babadan ogula geçen meslek ve sanat olarak devam eder gider.
             Osmanli Imparatorlugu döneminde bu gün için kökeni bilinmeyen kisiler Istanbul' da asçilikla is temin etmislerdir. Sonralari bu kisiler kendi erkek çocuklarini veye yakinlarini da asçi yetistirmek üzere yanlarina almislardir. Bu asçilarin yapmis olduklari yemeklerin nefaseti devrin saray mutfaklarina kadar ulasmistir. Yukarida bahsedildigi bahsedildigi üzere saray mutfaklarinda çalismaya baslamislardir. Asçilik meslek ve söhretlerini daha da gelistirerek asçiligi Mengenli için baba sanati haline getirmislerdir. Daha sonralari devrin namli lokantalarindan olan "Abdullah Efendi", "Konyali" gibi yerlerde mutfagi ele geçirerek sanatlarinin degerini kanitlamislardir. Bu gün ülkemizin neresinden olursa olsun trustik bir tesisin lokantasinda Mengenli bir asçiya veye garsona rastlamak mümkündür. Bu asçilarimizin bir bölümü Divan Oteli, Büyük Efes Oteli, Hilton Oteli, Sheraton Oteli, Büyük Tarabya Oteli, Dedeman Oteli, Etap Otelleri vb. büyük otellerde, ayrica büyük sehirlerimizdeki otaller ile trustik otellerimizin mutfaklarini idare etmektedirler. Deniz Yollari ve Hava Yollari gibi uluslararasi sirketlerimizin de ayrica hastahane, okul, orduevi ve fabrikalarimizda asçilik hizmetleri bu yöre halki tarafindan yürütülmektedir. ABD, Hollanda, Fransa, Isviçre, Iran, Irak, Suudi Arabistan ve Libya gibi dünya ülkelerinde Türk Mutfagini basari ile temsil eden yine Mengenli asçilardir. Londra' da yapilan asçilar yarismasinda ülkemize asçilar kiralligini getiren Mengenli merhum Ilyas Usta' dir.
             Asçilik bugün için yalnizca yemek yapmak ve bunu lezztle yedirmek olarak düsünülemez. "Kalbin yolu mideden geçer." özdegisi asçiligin ne denli bilgi ve beceri isteyen bir is oldugunu düsündürmektedir. Iyi bir asçi nefis yemek pisirmeyi bilmesi yaninda bir heykeltras, bir ressam, bir dekoratör kadar sanatlardan anlayan ve bunu uygulayan kisidir. Bu beceriler Mengen' li asçilarda Allah vergisi olarak bulunmaktadir. Bu nedenle devrin sanat sever padisahlarinin yani sira yurdumuzu ziyaret eden ünlü devlet adamlarinin taktirlerini kazanmislardir.
             Asçilik, sadece bir meslek degil bir sanattir. Öyle bir sanattir ki, hem göze, hem zevke, hem tada, hem mideye hitap ediyor ve günde en az üç kez yineleniyor. Bu bakimdan babadan ogila geçen bir meslek seklinde kurtarilip, daha bilimsel ve sanatsal düzeye ulastirilmasi gereklidir.
MENGEN ASÇILAR VE TURIZM FESTIVALI
             Bu Mengen Asçilik ve Turizm Festivali 24 Agustos 1981 yilinda Mengen Kaymakami Ali Cafer AKYÜZ' ün baskanliginda kurulan komite tarafindan baslatilmistir. Bu komitede yazi isleri müdürü merhum Ziya DINÇER, Ilkögretim Müdürü Erhan GÜRSOY, Halk Egitim Müdürü Yusuf ALKAN, Mengen Lisesi Müdürü merhum Muhsin ÖZALP, Ismet SENTÜRK ilçemiz esnafindan Arif SIMSEK, usta asçilarimizdan demir yollari mutfak sefi Demiray ÇAKIRCIOGLU ve Aydin YILMAZ olmak üzere 7 kisiden olusmustur.
             Bu komitede tamamen kendi bulduklari kaynaklarla festivali hazirlamislardir.
             1985 yilinda Kaymakamlik Makami Belediye Baskanligi' na devretmistir. Yeni kurulan komiteyle birlikte festival tüzügü Belediye Meclisi' nde onaylanarak isleme konulmustur.
             Festivalin Amaci; Dil, din, irk ne olursa olsun bütün asçilari bir araya getirmek onlarin mutfak becerilerini sergilemektir.
             Festival 1985 yilindan itibaren medya ve görsel basin tarafindan ilgi odagi olmustur. Her yil standart olarak Agustos ayinin ilk hafta sonu cumartesi va pazar günleri yapilmaktadir.
             Festival içerisinde yapilan etkinlikleri siralamak gerekirse;
             Cumartesi günü sabah; açilis konusmalari, bayanlar arasi yemek yarismalari, ahçilarimiza verilen ödüller; ögleden sonra Festival Show gösterisi ve standlarin açilisi, aksam ise ünlü sanatçilarin katilimiyla düzenlenen müzik eglence programi vardir. Pazar günleri ise çesitli spor etkinlikleri ve müzik söleni ile kapanir.
             Festivalin ilçemize kazandirdiklari:
             1981 yilinda ilk düzenlenen festivalin coskusu içerisinde açilan pankartta "Asçilik ve Otelcilik Okulu Istiyoruz" fikri filizlenmis daha sonra Il Özel Idaresi' nin yapimini üzstlendigi ve Milli Egitim Bakanligi' nin destegiyle dünyada 4 taneden birisi olan Mengen Anadolu Asçilik Meslek Lisesi kurulmustur ve 1885 yilinda Egitim-Ögretime baslamistir, bu okul festivallerin eseridir.
             2 günlük düzenlenen festivalde ekonomik yönden ilçemize katki saglarken, doga doga güzelliklerini ve bölgenin tanitimini da saglamistir.
             Ilerki yillarda uluslararasi festivaller zincirinde mutlaka yerini alacaktir.
             NEDEN ASÇILAR FESTIVALI?
             Ilçe halkimizin büyük bir çogunlugu asçilik meslegi ile istigal etmektedir. Gelir kaynaklarinin basinda gelmektedir.
             Gerek Türkiye' nin, gerkse dünyanin en büyük otellerinde bas asçi olarak, ögretmen olarak görev yapmaktadirlar. Asçilik yöremizde dogmus, saraylara, intikal etmis, dededen toruna devam etmistir. 
             Göz nuru ve el emegi bir sanat olarak Türkiyemiz' in ve dünyanin dört bir yanina yayilmistir. Dünyada gelmis tüm devlet ve milletler asçilarimizi tanimislardir.
             Dünyada birinci gelen Türk mutfagi ve mutfak zenginligi ile göz zevkini dilimizin tadini, damak tadini, ellerinin maharetini dünyaya duyurmakla ve çesitli ülkelerde yapilan müsabakalarda Ayyildizli bayragimizi göndere çektirerek, Istiklal Marsimiz' i çaldirip, Türk diye gösterenler Mengenli asçilarimizdir.
             Dünyanin dört bir yaninda ün salmis olan asçilarimiza maalesef sahip çikilmamistir. Bu nedenle büyük kurtaricimiz Ulu Önder Atatürk' ün dogumunun 100. yilindaki kutlama faaliyetleri çerçevesinde 1981 yilinda baslatilan Asçilar Festivali geleneksel hale getirilmis, asçilik mesleginin tanitimi ile geleneksel Türk yemekleri ve Türk mutfagini tanitmak, yöremiz Mengen' i Türkiye' de ve dünyada tanitmak, ayrica asçilarimizin bir okuldan mezun olup, yabanci dil ögrenerekdiplomali asçilarin yetismesi için asçilik okulunun kurulmasi amaci basta olmak üzere 1. Asçilar Festivali düzenlenmistir. Geleneksel hale gelen Asçilar Festivali ilçemizde her yil kutlanmaktadir. Festivalimizin uluslararasi hale getirilebilmesi için çalismalar devam etmektedir.
             Asçilar Festivalinin düzenlenmesi fikri Istanbul, Ankara, Bursa ve Izmir gibi büyük sehirlerimizdeki ünlü otellerde çalisan asçilarimizla toplantilar yapilarak festival yapilmasi için görüsmelerde bulunuldu. Asçilarimiz, festivalin yapilmasini çok olumlu karsiladilar. Kaymakam A. Cafer AKYÜZ ilçemizdeki tüm esnaflarin ve köy muhtarlarinin katilimiyla toplantilar yapti. Asçilarimiz, esnaflarimiz ve köy muhtarlari festivalin gerçeklesmesi için maddi ve manevi destekte bulunmuslardir.
             Festivalin gördügü büyük ilgi üzerine tanitim kampanyasini daha etkin bir duruma getirmek ve asçilar arasindaki dayanismayi güçlendirmek için Mengen Asçilar ve Turizm Dernegi kuruldu.
             Festivalin düzenlenmesi ve gerçeklestirilmesi için zamanin Bolu Valisi Sayin Adnan DARANDELILER' in büyük destekleri ve katkilari olmustur.
             Türkiye' nin büyük sehirlerindeki otellerinden gelen asçilarimizin hazirlamis olduklari yemek sergisi Mengen Lisesi salonunda açildi. Sergi davetlilere parmak isirtacak güzellikte idi. Ilk defa yapildigi için sadece gösteri niteligi tasiyan 1. Asçilar Festivali ayni aksam müzik eglence programi ile devam etti. Bu festival nedeniyle Mengen' de asçilar asçilar okulunun açilmasi fikri zihinlere iyice yerlesti.
             1982 yilinda 2. Asçilar Festivali' nde okulun açilmasi kesinlesti ve Mengen Anadolu Asçilik Meslek Lisesi' nin temeli atildi. Okulumuz 1984-1985 ögretim yilinda egitim ve ögretime açildi. 2. Asçilar Festivali Festival Komitesi ile Filiz Makarna gida sanayinin maddi katkilariyla gerçeklestirildi. "Mengen kuzu güveç ve Mengen pilavi" ögle yemeginin menüsü idi. Ayni gün asçilarimizin hazirlamis olduklari birbirinden güzel yemeklerin sergilendigi yemek sergisi açildi.
             1984 yilina kadar komiteler ve Asçilar ve Truzim Dernegi' nin isbirligi ile yürütülen festivalimiz Mengen Belediyesi' nce "Asçilar ve Turizm Festivali Yönetmeligi" ni hazirlanmis ve bu yönetmelik uyarinca belediye tarafindan yürütülmeye baslanmistir. Bu yönetmelik uyarinca Festival Düzenleme ve Yürütme Kurulu olusturulmustur. Bu kurulca ayrica mali isler ve program düzenleme komitesi, agirlama, konaklama ve yürütme komitesi, festival hazirlama komitesi gibi komiteler olusturularak görev bölümü yapilmistir.
             Geleneksel hale gelen Mengen Asçilar Festivali 1989 yilinda asçilarimizin isyerlerindeki is yogunlugu nedeni ile yapilamamistir. 1990 yilindan itibaren festivalimiz belediye ile müstereken sponsor firmalarla birlikte yapilmaya baslandi. 1991-1992 yillarindaki festivallerimiz Körfez krizi nedeniyle gerçeklestirilemedi.
             1993 yilindan itibaren 10. ve 11. Asçilar Festivali Öztiryakiler Firmasi' nin sponsorlugu ile yapildi. 1996 yilinda sponsorlugu GENTAS aldi.
             Gerçeklestirilen festivallerimizde asçilarimizin rekorlari yapmis olduklari eserleri ile düzenlemis olduklari sergiler, davetliler ve halkimiz tarafindan zevkle izlenmis TV ve basinda yayinlanarak ses getirmistir. 5. Asçilar Festivali ile birlikte Türkiye' de ilk defa ata meslegi olan asçiligi daha ilmi ne modernize atmeye yönelik Asçilik Meslek Okulu açilmistir. 6. Asçilar Festivali' nde ilk defa bayanlar arsi yemek yarismasi düzenleyerek festivale gelen bakan, milletvekili, TV ve basin mensuplari ile ünlü asçilardan olusan jürinin degerlendirmesini yaptigi yarismada derece alanlara ödüller verildi. Bu yarisma diger festivallerde de yapilarak geleneksel hale gitirildi. Asçilar Festivali' ne bir yenilik olarak gida maddelerinin ve mutfak esyalarinin tanitildigi Mutfak 86 Fuari düzenlenmistir. Festivallerimizde asçilar tarafindan ilginç olarak 4 metre boyunda döner, 101 metre uzunlugunda sis kebap yaparak yeni bir rekor kirilmistir. Bu dev kebabin yapimi sirasinda yaklasik 300 kg et, 2,5 ton mangal kömürü kullanilmistir. 60 asçi, 4,5 saat ugrasmistir.
             10. festival dolayisiyla açilan mutfak müzesi festival sirasinda ve festivalden sonra ziyaret edenlerce büyük ilgi görmüstür.
             1994 yilinda 11. festivaldede asçilarimiz kendi rekorlarini kendileri kirarak dünya rekorlar kitabina giren Türkiye' de ilk defa üretilen 4,5 metre çapinda dev tencere içinde 10.000 porsiyon kapasiteli Mengen Pilavi' ni konuklara ikram etmislerdir. Gerek dev tencere gerekse tencere içinde pisen pilav o günlerde Türkiye' nin gündemine gelmistir.
             Festivalimizin esas amaci yöreyi tanitmak, asçilik sanatinin önemini belirtmek ve Türk mutfaginin dünya mutfaklari arasindaki yerini almasini saglamak, yeni yetisen neslin bu meslege ilgisini çekmek, asçilari arasinda sanat dayanismasini arttirmak, gurbetteki hemsehrilerimizi bir araya toplamak, ilçemizde bir bayram yaratmaktir. Festivalimiz 1981 yilindan baslamak üzere bu amacina ulasmis, yurt sathini asarak yurt disinda da adindan söz ettirmis olup, uluslararasi bir festival haline dönüsme asamasina gelmis bulunmaktadir.
Yorumlar (5)Add Comment
neden ne niçin
yazar lora, Ağustos 12, 2007
çok güzel bir yazı fakat yazım hatası çok insan bazen okumakta zorlanıyor
tarih
yazar fuat, Kasım 21, 2007
güzel mengenımde ne tarıhı kalıntılar varmıs beeeeeee
...
yazar burava, Ocak 02, 2008
...
yazar burava, Ocak 02, 2008
vay be mengen demek böyle bisimis okadar boluya gittim de mengene gitmemistim
inş bidahaki gidişimde mengeni gezecem smilies/grin.gif smilies/cool.gif smilies/wink.gif smilies/smiley.gif 8
çok güzel
yazar öznur, Şubat 28, 2008
bence çok güzel olmuş çok yararlandım smilies/grin.gifbu siteyi yaptığınız için çok teşekkür ederim smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif smilies/grin.gif

Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

Copyright 2007. All Rights Reserved.
busy
 
Advertisement
Design by Karizma Studio

Bütün hakları saklıdır, izinsiz kopya edilemez ve kullanılamaz! Copyright © 2006-2008  © mengeninsesi.com

Site Sahibi: Yurdaer ÖZTÜRK - FOTO ÖZTÜRK Tel 0 374 356 1134 © 2006