İstanbul’un fethi ile Fatih Sultan Mehmet’in yaptıkları aklıma geldi. Hem Türklerde, hem Müslümanlarda, hem Türk-Müslümanlarda sevilen kişi olan Fatih’e bakıyorum, bir de bize…Fatih vakıflar kurmuş fakire, fukaraya yardım edilsin, açlar doyurulsun, güçsüzlük nedeniyle gelemeyenlere sabah güneş doğmadan, karanlıkta kimse görmeden sıcak yiyecekler evlerine götürülsün diye…Fatih’in torunu milletime bakıyorum; vergi vermiyor, günün şartarında mümkün değil diye zekat vermiyor, yatsı namazından sonra- sabah namazından önce ormanlarımızdan tomruk çalıp villa, ev, hayvan damı yapıyorlar…Orman Bakanlığı’nın çoğalsınlar diye ormanlarımıza saldığı elikleri (dağ keçisi) izinsiz avlayıp (av helal kisvesi ile) öldürüyor bizlerin onları görmesine bile izin vermiyorlar.Toplumun genelinden daha fazla varlık ve gelirimiz olmasına rağmen çeşitli şeytani becerilerle yoksul görünüp kişi veya kurumlardan üniversiteli çocuklarına burs, yardım, aylık gelir almaktayız.Hırsızlık, kaçak av; ayıp, günah yada suç olmaktan çıkmış, bu eylemleri kınamak ayıp olmuş…Milliyetçi, muhafazakar Fatih’in torunu olmakla öğünüp rant sağlayanları Fatih’le ahirette yüz yüze geldiklerinde düşünüyorum da…Bu satırların yazarı kınadıkların yapmamaktan ve Fatih’in torunu olmaktan gurur duyar.Not: Kişisel nedenlerden dolayı fetih yıldönümünde siteye teslim edilememiştir.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
yozlaşan toplumu ancak böyle sık uyarılar.ve bilhassa annelerin,eğitimleri ile belki biraz toparlamak imkanı bulabiliriz.
bu ülkenin duyarlı insanlara ihtiyacı var. sayğılar.